top of page



Sosyal Medyanın Şarlatan Psikologları Bölüm 1
Şöyle bir hesaba denk geldim. Ben ilişki tavsiyesi veren sözde uzmanları izlemeyi uzun zaman önce bıraktım. Çünkü gerçek bir ilişkinin taktikle değil, içten gelerek yaşanması gerektiğine inanıyorum. Ama bu hesabın yüzündeki yapaylık, sahte özgüven ve zorlama mimikler dikkatimi çekti. Birinin taklidi, bir parodi hesabı sandım. Önce ironi yapıyor zannettim. “Bu kadar da olmaz” deyip güldüm. Sonra anladım ki, eyvah ciddi. Ve daha kötüsü… Bunu ciddiye alıp izleyenler, beğenenler,
Korhan KÜLÇE
28 Şub2 dakikada okunur


Sosyal Medyanın Şarlatan Psikologları Bölüm 2
Sürekli sosyal medyada psikoloji videoları izleyen her gün yeni bir “uzman” keşfeden, birinin dediğini ertesi gün başka birine göre düzelten insanlara sözüm var: Artık bırakın. Cidden bugün bir karar alın ve bırakın. Evliliği ya da ciddi bir ilişkiyi; üç cümlelik reels tavsiyeleriyle yürütemezsiniz. Bir gün “mesafe koy” diyorlar, ertesi gün “ilgi azalt”, sonra “stratejik sus”, sonra “duygunu gösterme”. “Erkeğe masraf yaptır ki değerini bilsin.” “Erkek bir kadın için çabalarsa
Korhan KÜLÇE
28 Şub2 dakikada okunur


Düşünmeyi Bırak, Sadece Yap
Birader… Şunu net söyleyeyim: Erkek adam kendi zihnini zindana çevirmez. Kendini o hücrede volta atan mahkûma dönüştürmez. Sürekli düşünmek, hesap yapmak, “doğru zamanı” beklemek… Bu zeka değil. Bu korkunun kravat takmış hâlidir. Plan üstüne plan yapıp bir adım atmıyorsan, bu bilgelik değil. Bu, konfor alanında saklanan egodur. Gerçek erkek fikirle değil, eylemle ölçülür. Düşünce eyleme dönüşmüyorsa, sadece içsel bir tiyatrodur. Ter yok. Risk yok. Sonuç yok. Sadece kafanın iç
Korhan KÜLÇE
28 Şub2 dakikada okunur


Zamanın Getirdiği
İnsan her şeyi tam zamanında anlayamıyor. Bazı duygular, yaşanırken değil; geçtikten sonra olgunlaşıyor. O an içinden çıkamadığın karmaşa, aylar sonra berrak bir su gibi duruluyor zihninde. Büyümek bazen kazanmakla değil, yanıldığını fark etmekle başlıyor. Haklı çıkmaktan vazgeçip anlamayı seçtiğin an değişiyorsun. Kimse mükemmel bir zamanlamaya sahip değil. Hepimiz eksik cümleler kuruyor, geç fark ediyor, bazen de erken vazgeçiyoruz. Ama olgunluk, geç kalmışlığı bir suç gibi
Korhan KÜLÇE
28 Şub1 dakikada okunur


Taş Olma Emri
Erkeksen, dişini sık derler. Sanki çene kemiğin kalbinden daha dayanıklıymış gibi. Boğazına oturan o yanık var ya, hani konuşsan ağlayacaksın… onu yutacaksın. Kimse görmeyecek. Kimse bilmeyecek. Gözlerin dolarsa hemen göğe bakacaksın. Yağmur… Toz… Rüzgâr… bir bahane bulacaksın ama “canım acıyor” demeyeceksin. Çünkü sana ağlamak değil, katılaşmak öğretildi. Bağırmak değil, susmak öğretildi. Yıkılabilirsin ama çökmeyeceksin. Dağılabilirsin ama belli etmeyeceksin. Erkeksen, gözy
Korhan KÜLÇE
28 Şub1 dakikada okunur


Ateşi Aç Bırakanlar
İnsanlar artık ilişkiyi omuzda taşınan bir yük gibi görüyor. Ama kimse şunu söylemiyor: Yük sandığın şey, aslında birlikte kurduğun hayatın ağırlığı. Herkes huzur istiyor, ama kimse huzurun sırlarını taşımak istemiyor. Herkes mutlu olmak istiyor, ama kimse emek vermek istemiyor. Herkes sevilmek istiyor, ama kimse sevmenin sorumluluğunu yüklenmek istemiyor. Herkes kalıcı bir bağ arıyor, ama kimse kalmak için savaşmayı göze almıyor. Gerçek dışı beklentilerle masaya oturuluyor.
Korhan KÜLÇE
28 Şub1 dakikada okunur


Frekansını Değiştir
Sosyal medya algoritmalarının nasıl çalıştığını biliyoruz. Instagram, Facebook ve TikTok neye birkaç saniye fazla baktığını kaydeder. Bir videoya takılırsın. Sistem karar verir: “Tamam. Bu, bunu seviyor.” İlişki tavsiyeleri hakkında bir videoya bak, Algoritma önüne benzerlerinden bir otoyol döşer. Karanlığa bakarsan, karanlığı çoğaltır. Peki beyninin algoritmasını neden hafife alıyorsun? Beynin de bir filtreyle çalışır. Dış dünyadaki milyonlarca uyaranın içinden sadece “senin
Korhan KÜLÇE
28 Şub2 dakikada okunur


Kendime Not:
50 yaşındaysan artık kendini avutma. Genç değilsin, evet. Ama geç kalmış da değilsin. En keskin virajdasın. Bu yaş tehlikelidir. Çünkü insan bu yaşta ya cesur olur, fetheder, ya da konforuna teslim olur, koltuğa gömülür. Hâlâ yapabilecek gücün var. Ama artık “bir ara” deme lüksün yok. Çünkü o “bir ara” dediğin şey, yıllarını aldı. Önünde sanki 3–4 yılın kalmış gibi davranamazsın… Önünde hâlâ 30–40 yılın varmış gibi yaşayabileceğin bir gerçek var. Mesele şu: O yılları nasıl ge
Korhan KÜLÇE
25 Şub1 dakikada okunur
bottom of page