top of page



İradesiz Erkek Meselesi
Erkek olmak; yalnızca sabahın köründe kalkıp bütün gün çalışmak değildir, akşam neye “hayır” diyeceğini de bilmektir Çünkü gerçek güç, kaslarda değil; erkeğin kendine koyduğu sınırda ölçülür. Bu toplumda asıl konuşulması gereken soru “kadınlar ne yapıyor?” değildir. Asıl soru şudur: Erkekler neden bu hâle düşmeye razı oluyor? Ortada bir kadın meselesi yoktur. Ortada açıkça bir erkek aklı ve iradesi çöküşü vardır. Bir erkeğin sabahın köründe (örneğin) inşaata gidip, bedenini v
Korhan KÜLÇE
21 Ara 20252 dakikada okunur


Kadınların Vücutlarını Erkeklere Teşhir Etme Bahaneleri
... Ve belki de en rahatsız edici hakikat şudur: Kadın, bedenini sergiledikçe özgürleştiğini sanır; oysa çoğu zaman özgürlüğünü, bedeninin yarattığı etkiye bağlar. Bu da onu, inkâr ettiği bakışların insafına bırakır. ---------------------------------- Kadınların yıllardır, neredeyse bir ezber gibi tekrarladığı o cümle — “Ben güzel ve çekici giyinmeyi sadece kendim için yapıyorum” — gündelik hayatta sergilenen davranışlarla bu kadar açık biçimde çatışmasına rağmen neden hâlâ d
Korhan KÜLÇE
21 Ara 20252 dakikada okunur


Cesaretsiz Erkeklerin Ardında Kalan Kadınlar
O zaman daha açık, daha sert ve saklanmadan söyleyelim: Bugün ortada bir erkeklik krizi var. Ama bu kriz “erkekler çok baskı altında” diye değil; erkekler sorumluluktan kaçmayı öğrendiği için var. Birçok erkek, hayatında ne istediğini bilmiyor ama bir kadının hayatında yer kaplamaya çok hevesli. Plan yok. İstikrar yok. Gelecek fikri yok. Ama “beni sevsin”, “yanımda olsun”, “yalnız kalmayayım” beklentisi tam. Bu cesaret değil; duygusal asalaklık. Erkek dediğin, önce kendine ye
Korhan KÜLÇE
20 Ara 20252 dakikada okunur


Sertlik Değil Olgunluk
Toplumda erkek olmayı yalnızca sertlik sanan bir anlayış var hâlâ. Susmayı güç, duygusuzluğu olgunluk, mesafeyi ağırlık zanneden… Oysa çoğu zaman bu “ağırlık”, yüzleşmekten kaçan bir hafifliğin örtüsüdür. Erkek, duygusunu ifade etmediğinde değil; onu inkâr ettiğinde zayıflar. “Ben böyleyim” diyerek değişime kapıyı kapatmak, karakter değil konfordur. Sorumluluk almamak, susarak yönetmeye çalışmak, duygusal emeği kadının omzuna bırakmak erkeklik değil; yetişmemişliğin adıdır. B
Korhan KÜLÇE
17 Ara 20251 dakikada okunur


Merhem Olmayacaklara Yara Gösterilmez
Eskiler sözü az, manası derin tutardı: “Karnının doymayacağı yerde açlığını belli etme.” Bu, ekmekten önce kalbi anlatan bir uyarıdır. Her sofra doyurmaz insanı, her kulak dinlemez, her omuz yük almaz. Derdini her dile düşürürsen, dert incelmez; bazen alay olur, bazen suskun bir yargı, bazen de senin yaranla beslenen bir merak… O yüzden merhem olamayacaklara yara gösterilmezmiş. İnsan, içindeki acıyı ekmek gibi bölüşmez herkese. Kimin suskunluğunda huzur var, kimin sözünde şi
Korhan KÜLÇE
17 Ara 20251 dakikada okunur


Her Şeyi Bildiğini Sanan Kadının Kaybettiği Şey, Kadınlığı
Eril kadın, ilişkide eş aramaz; bilinçsizce bir rakip yaratır. Hayatı tek başına sırtlamaya alışmış olmanın gururu, zamanla her şeyi kendisinin daha iyi bildiği yanılsamasına dönüşür. Sorun güçlü olması değildir. Sorun, bulunduğu her ortamda hükmetmemeyi zayıflık sanmasıdır. Her konuda fikri vardır, ama dinlemeye tahammülü yoktur. Her şeyin en iyisini bilir, ama bilmediğini kabul edecek kadar bilgisi yoktur. Her işi yapar, ama yapılana değer vermez. Erkeğini yanına değil, kar
Korhan KÜLÇE
16 Ara 20251 dakikada okunur


Öğrenilmiş Korku Tutarsız Sevginin Yarası
Zihin, istikrarsızlığı sevgi olarak değil, tehdit olarak kaydeder. Tutarsız sevginin açtığı yara sessizdir; ama derinlerinizde, taşınması güç bir ağırlıkla yaşar. İnsanı yıkan şey, büyük bir ayrılık değil çoğu zaman; bugün dokunup yarın çekilen elin, bir an değer verip bir sonraki an yüz çeviren bakışların, varlık ile yokluk arasında salınan o dengesizliğin kalpte bıraktığı çözümsüz çatlaktır. İnsan zihni belirsizliğe düşman değildir aslında; ama sevgi kisvesine bürünmüş beli
Korhan KÜLÇE
12 Ara 20251 dakikada okunur


İlişkiye Eli Boş Gelenler
İlişkiye eli boş gelen, aslında ilişkiye değil; sadece kendi eksikliğine bir sığınak arar. Dokunmak yetmez ona… Dokunduğunu sanır ama aslında ısırır. Paylaşmak yetmez… Paylaşıyor gibi görünür ama içten içe parça koparır. Çünkü içinde taşıdığı boşluğu, karşısındakinin ruhundan çalarak doldurmaya çalışır. Bir insan ilişkiye eli boş geliyorsa, o boşluk yalnız maddi değil; duygusal, zihinsel ve ruhsal bir yoksunluktur: İlgisi yoktur, çünkü kendi benliğiyle boğuşur… Merakı yoktur,
Korhan KÜLÇE
11 Ara 20252 dakikada okunur
bottom of page