''Hayır'', Hayırdır. ''Hayır'' Örtülü Bir Davet Değildir
- Korhan KÜLÇE
- 21 Şub
- 2 dakikada okunur
KADINLAR;
Birçoğunuz,
“yazma” dediğinizde yazmayanı değil,
yazmaya devam edeni romantik sanıyorsunuz.
Sessizliğinizi anlayıp susanı değil,
sessizliğinizi bozanı seçiyorsunuz.
Oysa siz yazma dediğinizde erkeğin yazmaması ilgisizlik değil,
sizin iradenizi ciddiye almaktır.
“Git” dediğinizde gideni değil,
ısrarla kalanı değerli sanıyorsunuz.
Ama kalmak her zaman sevmek değildir.
Bazen sadece durmayı bilmemektir,
bazen de karşısındakini hiç duymamaktır.
“İstemiyorum” dediğinizde geri çekileni değil,
ısrar edeni seven zannediyorsunuz.
Böylece erkeklere hayır’ın açıklama gerektirdiği,
ısrarın fedakârlık sayıldığı bir sevgi şekli öğretiyorsunuz.
Ama bu romantiklik değil.
Bu, sınırların yanlış öğretilmesi.
Israr; sevgi değildir.
Takip; ilgi değildir.
Kovalamak; bağlılık değildir.
Ve bu yanlış anlatı,
sadece ilişkileri değil,
hayatları da yaralıyor.
Çünkü bu dili normalleştirmek,
tacizi meşrulaştırmaktır.
Bu metinleri okuyan bazı zihinler,
“elleme”yi davet,
“dokunma”yı oyun,
“yazma”yı meydan okuma sanıyor.
O yüzden tekrar etmek gerekiyor:
Hayır, hayırdır.
Yazma, yazma demektir.
Uzak dur, uzak dur demektir.
Yazmaya devam etmesini istediğiniz birine, taktik yaparak
“yazma” demeyecek kadar
farkındalık geliştirmeye gayret edin.
Siz büyümeyi reddediyorsunuz diye,
başka bir kadının sınırı ihlal edilmek zorunda değil.
Siz hâlâ ergen bir romantizm diliyle konuşuyorsunuz diye,
başka kadınlar bedel ödemek zorunda değil.
Büyüyün.
Büyümeden de sosyal medya kullanmayın.
Ve hayatta,
arada bir kendinize üçüncü bir pencereden bakın.
“Ben dışarıdan nasıl görünüyorum?” diye sorun.
Çünkü bazen insan,
en çok kendi sesini yanlış duyurur.
Unutmayın:
Hayır, hayırdır.
Git, gitmektir.
Sus, susmaktır.
Bunlar test değil.
Bunlar flört oyunu değil.
Bunlar sınırdır.
Gerçek romantiklik;
birinin sınırını fark edip
ona saygı duyabilmektir.
Israr etmek değil,
geri çekilebilmektir.
Çünkü sevgiyi yanlış öğrettiğinizde,
zararı en çok yine kadınlar görüyor.
Ama sonunda,
herkes kaybediyor.
----------------------------------------------------
ERKEKLER;
Bir kadın “yazma” dediğinde,
bunu bir meydan okuma sanma.
Bu, ilgiyi test etmek değil,
sınır koymaktır.
Yazmıyorsan soğuk değilsin.
Yazmıyorsan korkak değilsin.
Yazmıyorsan vazgeçmiş değilsin.
Sadece saygılısındır.
“Git” dediğinde gitmek,
kaybetmek değildir.
Kalmak her zaman sevmek değildir.
Bazen sadece duymamaktır.
Bazen de karşındakini yok saymaktır.
“İstemiyorum” dediğinde durmak,
erkeklikten eksiltmez.
Aksine, olgunluğun göstergesidir.
Israr; cesaret değil,
sınır ihlalidir.
Sana öğretilen şeye dikkat et:
Israr sevgi değildir.
Takip ilgi değildir.
Kovalamak bağlılık değildir.
Bir kadının “hayır”ını,
ikna edilmesi gereken bir cevap sanma.
Hayır, açıklama beklemez.
Hayır, pazarlık değildir.
Hayır, davet değildir.
Hayır, hayırdır.
Çünkü “hayır”ı duymamayı normalleştirdiğinde,
bir sonraki adım tacize çıkar.
Ve birçok hikâye,
“çok seviyordu” denilerek
örtülmeye çalışılan şiddetle biter.
Bunu yapan adam sevmiş olmaz.
Sadece durmayı öğrenmemiştir.
Hayır, hayır demektir.
Yazma, yazma demektir.
Uzak dur, uzak dur demektir.
Sus, sus demektir.
Bunlar test değil.
Bunlar flört oyunu değil.
Bunlar sınırdır.
Gerçek güç;
bir kadının sınırını duyabilmektir.
Gerçek erkeklik;
ısrar etmek değil,
geri çekilebilmektir.
Ve şunu unutma:
Bir kadına saygı duymayı öğrenmediğinde,
asıl kaybeden sen olursun.
Çünkü sevgiyi yanlış öğrendiğinde,
zararı önce karşındaki görür,
ama bedelini sonunda herkes öder.
Yazan
Korhan KÜLÇE
13/01/2026



Yorumlar